Yeni Bir Harf İnkılabı Kapıda!


Cevdet Tellioğlu

Cevdet Tellioğlu

29 Ekim 2018, 15:57

Onaylasanız da ret etseniz de, geçmişte bir harf inkılabı yaşadık. Ve bir gecede ülkeyi, geçmişle anlamlı bağlar kurabilme yeteneği adına, karanlığa attık.  Ve bir anda, okuyanlar okuyamaz, yazanlar yazamaz, bilenler bilemez oldu. Yol göstericilerden yeni sisteme adapte olamayanlar, ülkenin gidişatına ayak uyduramadı. 
Kanı önderleri, bu işin yanlışlığı üzerinde kafa yorarken, ne yapmalı da bir nesil yok olmamalı, geçmişten her şeye rağmen bağlar kopartılamamalı, nesiller birbirini nasıl, anlar kalmalı diye, düşünen olmadı. 

Muallimler öğretmen, talebeler öğrenci olurken, kelime kodlarının taşımış olduğu anlamlar da, yeni yüzyılda kendilerine yer buldu. Ve geçmişle bağlar kopartılarak, önceki bin yılın son dönemlerini taşıyan anlayışla, yeniden bir devlet inşası, batıya dönük bir medeniyet oluşumu seferberliği başlatıldı.

Ve, eksik ya da yanlışları ile ve olabildiğince, kanı önderlerinin, yönlendiricilerin, öğreticilerin gayretleri ile yeni bir bin yılın başlangıcına ulaştık.  

Bu önemli bir kavram. 

Yeni bin yılın başlangıcı. 

Harf inkılabının yapılmış olmasının tüm dezavantajlarının yanında muhteşem bir avantajının da oluşması gözlerden kaçmamalı. Bu kadim medeniyetin mensubu olan halkımız, geçmişle bağını Kur’an gerekçeli olarak, arapçadan tam olarak koparmadı. Yeni nesil, latin alfabesinin kullanılması dolayısı ile de batı ile de bir bağ oluşturdu.

Bugün, yeni bin yıl başlangıcı. 

Dünya hem doğu hem de batıyı anlayabilen, yorumlayabilen kafalara ve yönlendiricilere muhtaç. 

Bu bir vaka.

Bunu sağlayabilecek olan yapı,  istesek de istemesek de, şu yönetim, hükumet şekli veya hükumet eden kişiler olsa da olmasa da, bugün bu misyon, bu coğrafyanın müdavimlerinin zorunlu görevi. 

Bu bir dertlenme konusundur. 

Bu bir, donanımlı ve hazır olma konusudur. 

Bu, harf inkılabını hatta harf inkılaplarını iyi ve zamanında okuma, kendi medeniyetini, zayıflatacak ve hatta ortadan kaldıracak bir inkılap söz konusu olduğunda, onu fark edebilme ve o inkılaba yön verebilme konusudur. 

Kadim medeniyetimizin temsilcileri tarihteki örnekte, bu anlamda hazırbulunuşluk sınavını;  ne maddi, ne manevi, ne de entegrasyona dair bilgi düzeyi olarak vermeye, eğitim modelleri de, güçleri de kurumsal yapılarının örgütlenme biçimleri de yetmedi.  

Ve şimdi, yeni bin yılı planlıyoruz. 

Peki farkında mısınız, yeni bir harf inkılabı yaşanıyor! 

Koca koca profesörleri cahil bırakan, okuyanların okuyamaz, yazanların yazamaz olduğu, nesilleri yeniden birbirinden ayıran bir harf inkılabı. 

Ana mantığı aynı olan bu inkılap; neoteknik bir anlayışla, yeni nesle yönelik olsa da, daha önceki gibi, bir gecede gerçekleşen değil, çağa uygun olarak, alıştıra alıştıra, yani tedricilik zemininde, zorunlu kıla kıla gerçekleştirilen, bir harf inkılabıdır.

Takip etmeyenin, kendisini geliştiremeyeceği ve cahil bırakacağı, okuyucularını, kullanıcılarını, yazıcılarını neredeyse gönüllülük esasına göre, kansız bir şekilde oluşturan ve kendisine bağlı yeni bir nesil yetiştiren, yeni nesil bir harf inkılabı yapılıyor. 

Bir medeniyetin kurulması ve yok edilmesini sağlayacak en önemli aracın dil ve aktarıcısı olarak da harfler olduğunu yeniden hatırlayalım. Ve geleceğe dair, doğu ile batı arasında dönemsel hazır bulunuşluğun avantajını kullanacaksak, bu yeni harf inkılabına da, medeniyetimizin kazanımları ile birlikte yeni nesli, hazır hale getirmeliyiz. 

Bu tren kalktı. Bizim uygun ray ve istasyonumuzun olmaması o treninin yol almasını engellemeyecek. 

Profesörlerimiz dahil, tüm kanı önderlerimizi, bir ucundan bu inkılabın, kendi medeniyetini nüfuz ettirebilecek, bilinçli müdavimleri haline getirmek durumundayız.
Evet bu inkılap, dijital devrimin oluşturduğu kendine özgü tarzı ile kodlama dilinin yazıldığı kendine özgü alfabenin inkılabıdır. 

Bu inkılap; dijital parayı, enerjiyi, ticareti, alışkanlıkları, ilişkileri, olayları yorumlama biçimini, yaşamı yorumlama biçimini yeniden anlamlandıracak. Bu yüzden o dili ve kullanıcısı, takipçisi, okuyucusu olanı anlayacak, onu medeniyetimize özgü yorumlayarak, global ölçekte kullanabilecek bireysel ve kurumsal yapıların geliştirilmesi, şarttır.

Çünkü bu artık, global bir medeniyet oluşturmaktadır. Ve siz eğer bir medeniyetin diline-alfabesine hakim değilseniz, onu yönetenler, yönlendirenler ve hatta bu inkılabın çıktıları ile yönetilenlerin gelecek vizyonu hakkında, fikir sahibi dahi olamazsınız. 

Hele ki, dünyanın dijital bir kasaba haline geldiği bu ağlar arasında, kimliğinizi, medeniyetinizi, neslinizi korumanız mümkün olmaz.

Evet. Yeni bin yıl kapıda.

Tüm stratejlerin ortak kanaati, yeni bin yılda, ülkemizin önemli ve etkin güç olacağı bir asır olması üzerinedir. 

Çin gibi, Hindistan gibi ırk nüfusuna dayalı aritmetik büyüklüğün oluşturacağı bir gelişmişlik dünyada dengeleri farklılaştıracaktır. 

Bunun yanında, Türklerin, tüm coğrafyalarda yaşayanlarla kan kardeşliğine dayalı aritmetik büyüklüğüne ek olarak, tarihi misyonunun kendisine verdiği vizyonla bakıldığında, din kardeşliğine dayalı geometrik büyüklüğün de eklemlenmesinin, bu yeni bin yılda Türkler nezdinde Müslümanları farklı kılacağını söylemek, kehanet olmayacaktır.


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.