STK’lar, yetkili denetçi hüviyeti kazandı


Cevdet Tellioğlu

Cevdet Tellioğlu

13 Kasım 2017, 11:23

“Bu gün, yapılan ihalede kazanan firmanın yetkilileri, sivil toplum kuruluşunu ziyaret ederek, ilçede yapılacak olan otistik insanlara yönelik park için, destek vereceklerini iletti. 

Firma yetkilileri ayrıca, STKP’nın yönlendirdiği “halk gönüllüsü  yetkin kişilerin”, günlük denetimlerini yaptıktan sonra, karşılaşabilecekleri yanlış ya da eksiklerin, hemen düzeltilebilmesi adına, hızla kendilerine ulaştırılması için, özel bir telefon numarası ve yetkili, eğitimli görevliler tahsis ettiklerini söylediler.”

Kulağa ne kadar hoş geliyor….

STK’ların, bu süreçte organizatör denetçi olmasının hayal olmaktan çıkması ile, yukarıdaki satırları söyletebilecek; şeffaf süreç yönetiminde, "BüyükAile" modelinin hayat bulması; halktan, konu ile ilgili yetkinliğe sahip kişilerin, bu organizasyonda, millet adına, (bedelini de alarak) denetim yapması ile bu yeni bir sistem, hayat bulsa, ne hoş olurdu değil mi? 

Bu  ütopik bir düşünce mi?

Gerçekleşmesi çok kolay, realist bir hayal mi?

Şeffaf süreç yönetiminin getireceği en  önemli değişiklik, kaygısızca, ilgililerin sistemi takip etmelerine fırsat verebilmektir. 

Bu da ne zordur, ne de ütopyadır!

Sadece karardır…

Eğer, sistem Türkiye’de yaşayan ilgililerin ve meraklıların, tamamı tarafından   gözetim altında tutulabiliyor, süreçlerin tamamı onlara açık bir şekilde yürütülebiliyor ise, zorunlu dürüstlük kapısı da, ardına kadar açılmış demektir. Bu kapının ilk eşik geçicileri de, halk adına STK’lar (sivil toplum kuruluşları) olacaktır. STK’lar devlet organlarının, güvenliğe taalluk etmeyen ve halkı ilgilendiren tüm konulara, Şeffaf koridor ve  DEDE  sistemi ile müdahil olabilmesi ile sistem pekiştirilebilecektir.

Bu yapı,gerek, tüm siyasilerin verdikleri sözlerin takibi ve de, halkın sorun ve ihtiyaçlarının, halk adına takipçisi olabilecek,şeffaf koridor sistemi; Gerekse, devlet organlarından herhangi birisi ile halktan herhangi bir bireyinin karşı karşıya gelmesi, haksızlıkların,yanlışlıkların, iftiraların oluşması durumunda, halk adına,milletin vicdanı adına hareket edecek olan; DEDE müessesesini de, sivil toplum kuruluşları olarak,  sistemin olmazsa olmazları haline getirmeyi sağlayacaktır.

Devlet organlarının, halkın yaşamını etkileyecek bir kararı almadan, bunu sahada görüntülemesi,oylaması, STK’lardan seçilmiş, sivil toplum kurulu platformu (STKP) üyelerinin,temsilcilerinin, bu süreçleri takip etmesi ve halk adına müdahil olması, insanımızın yaşamını daha insani hale getirmek için, önemli bir aşama olacaktır.

Millet, (HD) halk denetim şirketinin de, yönetiminde (her yıl değişmek kaydı ile) var olacak olan bu temsilciler ile; Kürt,Laz,Çerkez,Türkmen; Alevi,Sünni; Müslim, gayri müslim; AK partili, Saadet Partili, Büyük Birlik Partili, Cumhuriyet Halk Parti’li, Milliyetçi Hareket Parti’li, ya da partisiz ayrımı olmaksızın, halkın tamamı, kendisini ilgilendiren kararlara katılabilecek ve digital ortamda (halkın içerisinden yetişmiş, digital sistemin yöneticilerince denetlenen yapıda), yönetime doğrudan katılabileceklerdir.

Denetim ve katılımı sağlayan BüyükAile modeli’nde, ister inanç, ister demokrasinin kurulalı kabul edilsin, sunanlar tarafından bir lütuf değil, bir zorunluluktur.

Bir zihin devrimi ile; Sivil toplum  kuruluşları platformu oluşturarak; ” STK’ların, millet adına yetkili denetçi hüvviyeti kazanması” dönemi gelmiştir.

“Devlete hesap sorabilen halkın iş takipçileri, koridorda” tümcesi ile rahat uyuyabilen bir iç denetim mekanizması, milletimin gündemine girmelidir.

Bunun için de, sadece karar ve kararlılık lazım,hepsi o kadar.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.