Golan Tepeleri neden önemli! İşte Golan Tepeleri'nin stratejik önemi

ABD Başkanı Trump, ülkesinin 52 yıl sonra İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasının zamanı geldiğini söyleyerek, skandal kararnameyi imzaladı. Peki ABD'nin Golan Tepeleri kararı, dünyayı neden bu kadar sarstı? Golan Tepeleri neden önemli, stratejik önemi nedir, dünya haritasında nerede yer alıyor, Golan Tepeleri nerede? İşte Golan Tepeleri hakkında merak edilenleri sizler için derledik…

Golan Tepeleri neden önemli! İşte Golan Tepeleri'nin stratejik önemi
26 Mart 2019 Salı 15:20

ABD Başkanı Donald Trump'ın dünya kamuoyunun tüm tepki ve hukuka aykırılığı uyarılarına rağmen işgal altındaki Golan Tepeleri'ni "İsrail toprağı" olarak gördüklerini açıklamasının ardından gözler Golan Tepelerine çevrildi. 

Golan Tepeleri nerede?

İsrail'in 1967'de işgal, 1981'de de ilhak ettiği Doğu Akdeniz'in en stratejik ve en verimli su kaynaklarına sahip Suriye'ye ait Golan Tepeleri, toplamda 1800 kilometrekarelik tepelik bir alanı içeriyor.

Güneyinde Yermuk Nehri, batısında Taberiye Gölü (Celile Denizi) ve Hula Vadisi, kuzeyinde Hermon Dağı, doğusunda ise zengin akarsu yataklarına sahip Rakka Vadisi ile çevrili bir plato olan Golan Tepeleri'nin 1200 kilometrekarelik kısmı İsrail'in fiili işgali altında bulunuyor.

Golan Tepeleri neden önemli?

-Şam ile Tel Aviv'i sık sık karşı karşıya getiren Golan'ı stratejik kılan sebeplerin en başında kuşkusuz İsrail'in, tatlı su ihtiyacının 3'te birini buradan karşılıyor olması geliyor.

-Tepelerin hakimiyeti, İsrail'e hem jeostratejik hem de güvenlik açısından önemli avantajlar sağlıyor.

-İsrail, Suriye ile yaşanacak olası bir savaşta burayı aşılması zor (tampon) bir mevzi olarak görüyor.

-Bölgenin en yüksek noktalarından biri olan ve Şam'a sadece 60 kilometre uzaklıkta yer alan Golan Tepeleri'ni kontrolü altında tutan İsrail, bu sayede komşu ülkelere karşı da büyük bir askeri üstünlük elde ediyor.

-Uluslararası hukuka göre Suriye toprağı kabul edilen ancak fiilen İsrail işgali altında bulunan tepelerin Lübnan ve Ürdün'le de sınırı bulunuyor.

-Yahudilere ait kutsal metinlerde birçok kez Golan bölgesine atıfta bulunulması bölgeyi çoğu dindar Yahudi'nin gözünde kutsallaştırıyor.

-İsrail iç siyasetinde önemli bir yer tutan Golan Tepeleri, İsrail tarafından "ülkenin vazgeçilmez bir parçası" olarak görülüyor.

Golan Tepeleri'nde kimler yaşıyor?

Golan Tepeleri'nde 30'dan fazla Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Buralarda 20 bin civarında Yahudi yerleşimci yaşıyor. Uluslararası hukuk, Yahudi yerleşimcilerin varlığını yasa dışı olarak değerlendiriyor.

İşgal altındaki bölgede 25 bin civarında da Suriyeli Dürzi Arap nüfus bulunuyor. Dürzi Araplar, ağırlıklı olarak Golan Tepeleri'nin eteklerindeki köylerde yaşıyor, tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor.

Golanlılar, İsrail vatandaşlığını reddetti

İsrail'in 1981'de bölgeyi ilhak ettikten sonra vatandaşlığa geçirmek istediği Golanlı Dürzi Araplar, 1982'de kitlesel bir grevle İsrail'in bu adımına karşı çıktı ve vatandaşlığa geçmeyi reddetti.

İsrail vatandaşlığına geçmeyen ancak daimi oturum hakkına sahip Golanlılar, yine işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler gibi "Laissez-passer" belgeleri (vatandaşlığı olmayan toplumlara verilen serbest geçiş belgesi) ile yurt dışına seyahat edebiliyor ve ticaret yapabiliyor.

Dürzi Araplar, iç savaşın patlak verdiği 2011'e kadar eğitim amacıyla Suriye'ye gidebiliyorlardı.

Golan Tepeleri'yle ilgili önemli gelişmeler kronolojik olarak şu şekilde:

-1967 İsrail, Altı Gün Savaşı olarak da bilinen Arap-İsrail Savaşı sırasında Suriye'ye saldırarak, stratejik öneme sahip Golan'ı ele geçirdi.

-1973 Suriye, askeri harekat başlatarak İsrail'den Golan Tepeleri'ni geri almayı denedi ancak başarısız oldu.

-1974 İsrail ve Suriye, Golan Tepeleri'ndeki kuvvetlerini geri çekerek askeri çatışmayı sonlandırmaya razı oldu. Aynı yıl BM barış gücü (UNDOF) askerleri bölgeye konuşlandırıldı.

-1981 İsrail, Golan Tepeleri'ni tek taraflı olarak ilhak ettiğini açıkladı, ancak uluslararası toplum kararı bugüne kadar tanımadı.

-1999 Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak ve Suriye Dışişleri Bakanı Faruk Şara, iki ülke arasında başlatılan üst düzey görüşmeler kapsamında bir araya geldi.

-2000 Golan Tepeleri'nin Suriye'ye iadesi hedefiyle, ABD'nin ara buluculuğunda başlatılan müzakereler başarısızlıkla neticelendi. Görüşmelerin başarısız olmasının nedeni ise İsrail'in, Celile Gölü yanında yer alan ve kilit öneme sahip su kaynağı olan bir toprak parçasını Suriye'ye bırakmaya razı olmamasıydı.

-2008 Suriye ve İsrail, kapsamlı bir barış anlaşması sağlanması amacıyla Türkiye'nin ara buluculuğunda yeniden dolaylı görüşmelere başladı. İsrail'in Gazze'ye saldırmasının ve dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın yolsuzluk davası nedeniyle istifa etmesinin ardından görüşmeler sonlandırıldı.

-2009 İsrail Başbakanı Netanyahu, Golan Tepeleri ile ilgili daha sert bir politika izleyeceğinin sinyallerini verdi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad da karşılarında "barış için görüşülecek bir muhatap olmadığını" söyledi.

-ABD Başkanı Barack Obama da 2009 yılında göreve geldiğinde, "İsrail ve Suriye arasındaki görüşmeleri yeniden başlatmanın dış politika öncelikleri arasında yer aldığını" söyledi ancak bu konuda da bir gelişme sağlanamadı.

-2013 Mart 2011'de patlak veren Suriye iç savaşı 2013 yılında Golan Tepeleri'ne kadar ulaştı. İsrail, Golan Tepeleri'ne top ateşi açıldığını öne sürerek bu saldırılara karşılık verdi. İsrail ve Suriye orduları da aynı yılın mayıs ayında karşılıklı top atışlarında bulundu. Bu durum bugüne kadar aralıklarla devam etti.

-2016 İsrail Başbakanı Netanyahu, Bakanlar Kurulunu Golan Tepeleri'nde toplayarak dünyaya burayı "İsrail toprağı" olarak tanıma çağrısında bulundu ancak uluslararası toplum buna olumlu yanıt vermedi, aksine tepki gösterdi ve uluslararası hukuka aykırı olduğu hatırlatmasında bulundu.

-2019 ABD Başkanı Trump işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki "İsrail egemenliğini tanıdıklarını" açıkladı.

Haberekibi.com

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.