Cevdet Tellioğlu 'borçlu belediye' tartışmalarına noktayı koydu

31 Mart Belediye Seçimleriyle Türkiye yeni bir süreç içine girdi. El değiştiren belediyeler, koltuğunu kaybetmeyen belediye başkanları ve belediyelerin borçları… Hepsi gündem konusu olmaya devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hizmet eden ve vatandaş tarafından çok sevilen ‘Beyaz Masa’ fikrinin mucidi ve ilk uygulayıcısı Cevdet Tellioğlu kamuoyunda konuşulmayan belediye ve ekonomi sorunlarının çözümünü haberekibi.com’a anlattı.

Cevdet Tellioğlu 'borçlu belediye' tartışmalarına noktayı koydu
03 Mayıs 2019 Cuma 13:36

Türkiye’de 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ardından resmi olarak netlik kazanan belediyeler birer birer devrediliyor. Özellikle el değiştiren belediyelerde başkanlar, borç batağında olan bir belediyeyi teslim aldıklarını ileri sürüyor. Cevdet Tellioğlu, ‘Hiçbir belediye başkanının ‘para yok borç var, birşey yapamayız’ sözleri kabul edilemez. Bunu söyleyen ya dünyayı bilmiyor ya da belediyeciliği’ diyerek bu konunun üstesinden nasıl gelineceğini açıkladı.

'O ENKAZIN ALTINA GİRMESEYDİN'

Yeni belediye başkanlarının en çok dile getirdikleri ‘enkaz devraldık’ cümlesine tepki gösteren Tellioğlu, ‘girmeseydin o enkazın altına o zaman’ diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Siz hiç ‘satılık belediye’ ilanı duydunuz mu? Ya da iflas eden belediye duydunuz mu? Hayır, devlet gelir gereğini yapar. ‘Biz enkaz devraldık’ laflarını sevmiyorum. Girmeseydin o enkazın altına o zaman. ‘Şu kadar borcu var’ diyorlar belediyelerin, var! Olmaya da devam edecek. Standart olanı da kanun gereği zaten yapmak zorundasın. Onunla övünme şansın da yok. Yani yol, çöp, çukur..’’

'BELEDİYENİZ VARSA İMKANINIZ DA VARDIR'

‘‘Geçmişte her dönem bizim borcumuz var denirdi. Yeni gelenler de aynı şeyi söylüyorlar. İster başka partiden devralsın, ister kendi partisinden. Belediyeniz varsa, imkanınız var demektir. Hiçbir belediye başkanının ‘para yok borç var, birşey yapamayız’ sözleri kabul edilemez. Bunu söyleyen ya dünyayı bilmiyor ya da belediyeciliği’’

‘‘Belediyelerin borçlu olması çok önemli birşey değil. Mesele işinizi yapmanız. Gelir kaynağını artırıp, insanlara iş bulacaksın. Belediye çalışanlarının ekmeğini kazandıracaksın. Yetmez! Bütün ilçenin, bütün ilin insanını üretimle kazandıracaksın, üretime dayalı, pazarlama öncelikli, marka destekli projeleri, hayata geçireceksin. Bir modül oluşturacaksın. Bir BüyükAile olacaksın.’’

'AMAÇ HALKI AYAKLANDIRMAK'

Ülke ekonomisinde belediyelerin büyük rolü olduğunu söyleyen Tellioğlu, ‘‘Ben ‘BüyükAile Şeffaf Süreç Yönetimi’ adlı model ile ülkenin gerçekten kalkınabileceğine inanan biriyim. Türkiye, belediyelerin halkla beraber iş yapmasıyla kazanacak. Çünkü bireysel kazanç, yerelden kalkınmayı sağlar. Aidiyeti oluşturmadan gelişmede birliktelik oluşturmak en zor olandır’’ ifadelerini kullandı.

İletişim Stratejileri Uzmanı Cevdet Tellioğlu

'Mesele belediyelerin öncülüğünde, özel sektör ile beraber halkın da içerisinde olduğu yapılanmalarla o il ya da ilçeyi ayakta tutmak. Böylece yerelde üretim sistemine geçilecek. Ki 2009”dan bu yana bahsettiğimiz bu modelleme (Büyük Aile Şeffaf Süreç Yönetimi) şu an dünyada, entegre bir sistem olarak olmayan ama parça bölük hükümetin bile artık, kullanmaya, bahsetmeye başladığı bir modelleme…'

'Üreten, destekle üretecek, halk yönetime dahil olacak, paydaşlar halka birlikte denetleyecek. Koordinasyonu belediye kuracak ve herkes kazanacak’ diyerek sözlerini tamamladı.'

Yapılabilecek bir çalışma ile ilgili bir bölümü, Cevdet Tellioğlu, böyle örneklendirdi:

‘Örneğin Nevşehir’de ‘Kapadokya’ odaklı turizmi önceleyen bir üretim mantalitesi oluşturulsa; Trabzon’da çay ortaklığı, Giresun’da fındık eksenli bir üretim zihniyeti geliştirilse.  Hiçbir şey yetişmeyen illerimizi dahi teknoloji eksenli olarak halkı ayaklandırsak. Marka oluşturup, bu markanın öncelikle bulunduğunuz yerde, ardından büyükşehirlerde ve hatta belediye desteğinde profesyonel firmalara satışı sağlarsanız. Hatta yurtdışındaki belediyelerle kontak kurar, kardeş belediyecilik anlayışı altında bu sistemi kurgularsanız, oradaki her satış Peribacaları olan Nevşehir’in, fındık ile ilgili ürün ve teknolojisi olan Giresun’un, çay ve gereçleri ile ilgili inavasyonun ortaya çıkardığı sinerji, bu illerin ara sokağındaki ailenin cebine para olarak girer. İşte, üretime dayalı ana yapı bu! Kart sistemi gelirleri ile tüketimden halkın açlık sınırının üzerine çıkarılması, katılım zorunluluğu, gençlik öncelikli üretim ve ar-ge ise sistemin devamındaki olmazsa olmazlardır. Özetle, BüyükAile Şeffaf Süreç Yönetimi bunu hedefliyor! 

'CUMHURBAŞKANINA KATILIYORUM! BELEDİYE EKONOMİSİ BATIK'

Erdoğan’ın belediyeler için ‘ekonomisi batık’ sözüne katıldığını söyleyen Tellioğlu şu değerlendirmede bulundu:

‘Cumhurbaşkanının bu sözünü doğru anlamak ve Türkiye için, gereğini yapmak lazım, o da topyekun paydaşları bir sisteme dahil ederek, her bir belediyenin öncülüğünde, yerelden üretimi sağlayarak olur. Salt devletten üretimi bekleyerek değil, halka birlikte üretim yaparak. Kobileri, çiftçileri, öğrencileri, üniversiteleri üretim ekseninde ayağa kaldırarak. Yeni ancak, şeffaf süreç denetimine tabi kobiler, birlikler oluşturarak. Eski yöntemlere göre değil, yeni Türkiye, yeni yöntem, dünyanın gelişmesine üretim mantalitesine, vizyonuna uygun, halk önclelikli yeni bir anlayış ile’’ 

MEHMET MAÇOĞLU’NUN FARKI NE? 

Tellioğlu, Türkiye’nin ilk komünist partisinden aday olup, Tunceli Belediye Başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’nun halk tarafından çok sevilmesini şu sözlerle açıkladı:

‘‘Halk tabi ki samimiyet istiyor. Küçük bir yerde, daha şanslısınızdır. Siz ne kadar şeffaf olursanız, hareket kabiliyetinizi ne kadar vatandaş ile beraber kullanırsanız, halk sizinle beraber hareket eder. Mesele vizyondur. Geleceği yakalamaktır. Bir ideoloji kapsamında değil, genel ilkelerinizden taviz vermeksizin geleceğe yürüyebilmek, tüm kurum ve kuruluşlar ile bir orkestrayı hangi büyüklükte olursa olsun, kimseyi ötekileştirmeden yönetebilmektir. Ortak menfaatleri sağlayabilmektir.’’

1994-1996 YILLARI VURGUSU!

‘Bu tür samimi ve şeffaf çalışan, halka yakın olan başkanlar daha önce de oldu. Bugün şu zamanlarda bu tavrın parlamasının nedeni, genel yapıda başkanların halka tepeden bakmasıdır. Var olan küçücük bir şey, insanın zaten yapması gereken, erdemin zorunlu kıldığı bir özellik, yeniden keşfedilmiş gibi önemli olmaya başladı. Vatandaşa tepeden bakmaya, kendi kültürünü yok saymaya başlarsan iyilik ve dürüstlük, malesef olmazsa olmazdan çıkar, takip edilen bir özellik olur. Hatırlayanlar olacaktır, 1994-1996 seçimleri vatandaşa tepeden bakmayan dönemlerdi.’’

Vatandaşın yanında olan, şeffaf, üretime dönük ve katılımcı olan her türlü projenin yanındayız, olmaya da devam edeceğiz.…’

Haberekibi.com/Safiye Kılıçoğlu

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.