“Kamusal alanda başörtüsü takılması konusundaki işlem, hukuka aykırı bulunmuştur”  


Cevdet Tellioğlu

Cevdet Tellioğlu

19 Ekim 2018, 10:15

Eyvah eyvah! 

Eyvah ki, ne eyvah!

Neye mi eyvah?

Perşembenin gelişine eyvah. 

Milletin onayalayacaklarının yanında, onaylamayacaklarının da anayasa gerekçeli olarak, yüksek mahkemelerden onanacağı güne eyvah! 

Kazanım olarak gördüklerimizin, bir karar ile geri dönebileceğinin örneğine eyvah!

Yüzde ellinin üzerinde oy oranı ile referandum şansını elinde bulundurduğu halde, anayasada gerekli değişikliği yapmamanın sonucunda, evlatlarımızın düşeceği duruma eyvah! 

Haber şu; “yüksek mahkeme andımızı geri getirdi”

Peki, okullarda çocuklarımızın okuduğu andın geri dönüşüne mi eyvah? Cahilce yaklaşım, bu soruya evet diye atlasa da gerçekte konu, elbette ki bu değil. Karara kimi üzülür kimi sevinir, kimi hiç umursamaz ancak, 

konu gerekçeli karar!

Eyvah! Eyvah gelecekte evlatlarımızın yeniden kendilerine, okuyabilecekleri bir devlet aramak zorunda kalacaklarına. 

Eyvah, anayasa ile kazanımlarımızın garanti altına alınmamasına… 

Dünya lideri oluyoruz… ileri demokrasiye geçiyoruz… özgürlükleri arttırıyoruz…

Tamam da, her şeyin iktidar ile kaim olduğunu, insanın fani olduğunu; metal yorgunluğu, asıldan uzaklaşabilmenin de bir vaka olduğunu, ya önemsemiyor ya da  unutuvermişiz.

Evet, konu, gerekçeli karardaki; 

“Bu metnin; dayanağını teşkil eden Yasal ve Anayasal kurallarda, bir değişiklik olmadığı gibi…  şeklinde başlayan açıklamanın, … bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarımızın ve ilkelerimizin değişmesi ya da değiştirilebileceğinin kabulü de mümkün değildir.  şeklinde devam etmesi ile ilgili. 

Yani diyor ki, “yasa veya anayasada bir değişiklik yapılmadığına göre ve değer yargılarımız da değişmediğinden ve hatta değiştirilmeye kalkılsa dahi kabul edilmeyeceğine göre…” cümlelerinde saklı.

İşte onun için eyvah. Anlamayan varsa açıklayayım. 

Burada ana unsur andımız değil, sanırım anlamışsınızdır. Ana unsur, anayasa ile teminat altına alınmayan bir kazanımın, bir karar ile nasıl geriye döndürülebileceği örneğidir.

Örneğin, CHP zihniyetini taşıyan olası bir iktidarda, şöyle bir karar uzak mı görülmekte?

“Danıştay, ….kamusal alanda başörtüsü takılması konusundaki işlem hukuka aykırı bulunmuştur.” Hükmü vererek,  

bu hükme, gerekçeli karar olarak da; 

“Bu metnin; dayanağını teşkil eden Yasal ve Anayasal kurallarda, bir değişiklik olmadığı gibi, bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarımızın ve ilkelerimizin değişmesi ya da değiştirilebileceğinin kabulü de mümkün değildir…..” 

Kararının bir gecede milyonlarca insanı mağdur etmeyeceğini, kim ya da ne, garanti edebilir?

Bugüne kadar hep söyledik, yine söyleyeyim. 

ANAYASA garanti edebilir. Anayasa ile garanti altına alınmıyor ise, bu kararın, gerekçesi ile birlikte, bire bir aynı metinde neşet edeceğini, bugünden görebiliyor olana kâhin denmesi mümkün değildir. 

Bu cümleden olarak, torunlarımız adına, bugüne kadarki tüm özgürlük mücadelemiz ve kayıplarımız adına, bir tek karar ile kazanımlarımızın geri dönebilecek olmasına,

Eyvah eyvah!

Yol yakınken, gelecek nesil, “eyvah eyvah” demeden, “artık bir şey olmaz, o dönem geçti artık” diyerek kafaları kuma gömmeden, her şeye ve herkese rağmen, 

Sayın cumhur ittifakına taraf olanlar; 

evlatlarımızın, çalışma, yaşama ve okuma özgürlüğünü kalıcı kılın. Evlatlarımızın özgürlüğüne pranga vuracak sebebi oluşturanlar, allame-i cihan olsa, hakkımız helal değildir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.