'Belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat'ın doğusuna yapılacak harekata ilişkin, "Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır." dedi.

'Belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır'
05 Ekim 2019 Cumartesi 17:29

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Katılımcıları selamlayan Erdoğan, AK Parti'nin 7. Olağan Kongre sürecini başlattıkları bir dönemde gerçekleştirilen toplantının ülke, millet ve parti için hayırlara vesile olmasını diledi.

Partinin kuruluşunu 18 yıl önce, 14 Ağustos 2001 yılında "aydınlığa açık, karanlığa kapalı" diyerek, resmen ilan ettiklerini belirten Erdoğan, "Hep söylediğim gibi AK Parti'yi kuran da istikametini gösteren de bugünlere gelmesini sağlayan da daima milletimiz olmuştur. Biz, ilk günden beri sadece milletimizin bize verdiği görevleri yerine getiriyoruz." diye konuştu.

Kurulduktan bir yıl kadar sonra yapılan genel seçimlerde milletin teveccühüyle tek başına iktidar olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerini hatırlatan Erdoğan, ülkenin AK Parti döneminde bir asra yaklaşan Cumhuriyet tarihinin en az kuruluş yıllarındaki kadar önemli gelişmelerine şahitlik ettiğini vurguladı.

"Milletimizle olan güçlü ve hasbi bağımız sayesinde, girdiğimiz her mücadeleden hamdolsun alnımızın akıyla çıktık." diyen Erdoğan, Türkiye'nin demokrasi ve ekonomide hapsedildiği, çok uzun yıllar boyunca da kurtulamadığı geri kalmışlık zincirini AK Parti ile kırmayı başardığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendini milli iradenin üstünde gören vesayetçi anlayışını, tüm çırpınmalarına rağmen ülkemizden kazıyıp attık. Darbe ve cunta teşebbüsleri artık karşısında doğrudan milletimizi buluyor. Siyaset mühendisliği hesaplarıyla milli iradenin arkasından dolanma gayretleri hep hüsrana uğruyor. Sırtını millete değil de başka güçlere dayayan herkes tepetaklak yuvarlanıyor. Terör örgütleri üzerinden ülkemizi ve milletimizi esir almaya kalkanların oyunları boşa çıkıyor. Son olarak ekonomi üzerinden yazılan felaket senaryolarını da birer birer bozuyoruz. Milletimizin özgürlüğüne gözünü dikenlere olduğu gibi ekmeğine el uzatanlara da bunun bir bedeli olduğunu hatırlatıyoruz."

Son dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye olarak, özellikle Türkiye ortak paydasında buluşan herkesle yol yürümeleri gerektiğini gösterdiğini belirten Erdoğan, Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ile 15 Temmuz gecesinden beri yürüttükleri çalışmaların memnuniyet verici şekilde sürdüğünü bildirdi. 

Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde MHP ile çok daha kapsamlı ve yakın şekilde çalışmaya devam edeceğiz." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye AK Parti olarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

"Birlik, dirlik, beraberlik, dayanışma, kardeşlik çağrısı"

TBMM'nin yeni yasama döneminin açış konuşmasında da ülkenin geleceği için birlik, dirlik, beraberlik, dayanışma, kardeşlik çağrısında bulunduğunu anımsatan Erdoğan, Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatleri söz konusu olduğunda tüm siyasi partilerin, tüm toplum kesimlerinin birlikte hareket edebilme erdemine sahip olduğuna inandığını belirtti. 

AK Parti olarak bu konudaki samimi ve ilkeli duruşlarını sonuna kadar koruyacaklarını vurgulayan Erdoğan, "İşte böyle bir ortamda AK Parti 7. Olağan Kongre sürecini başlatıyoruz. Delege seçimleriyle başlayıp belde, ilçe ve il kongreleriyle devam edecek bu süreci olağan büyük kongremizde nihayete erdireceğiz." diye konuştu.

Olağan kongre hazırlıklarının her aşamasını dikkatle, hassasiyetle hedeflerine uygun şekilde yürütmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, amaçlarının milletle gönül bağını tahkim edecek daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturmak olduğunu söyledi. 

Dünya değişirken, Türkiye değişirken AK Parti'nin yerinde saymayacağını belirten Erdoğan, "Ülkemizi bugünlere getiren parti olarak milletimizin geleceğe ilişkin beklentilerinin de tek adresi Allah'ın izniyle yine biz olacağız. Hiç endişeniz olmasın. Bunun için 24 Haziran ve 31 Mart seçim sonuçlarını da göz önünde bulundurarak partimiz ve ülkemiz için en doğru adımları atmakta kararlıyız. Kongrelerimizde bu kararlılığımızın somut tezahürlerini ortaya koyacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Planlarımız, projelerimiz hazır"

Türkiye'nin güvenli bölge politikasının, Suriye halkının kendi evlerine dönüşü konusundaki en makul ve insani yol olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu gerçeği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerinde bizzat yaşayarak gördüklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça küçük sayılabilecek bu bölgelere bile 360 bin Suriyeli'nin geri dönerek yerleştiğini belirterek, "Amacımız, Fırat'ın doğusunu da altını çiziyorum barış pınarlarıyla sulamaktır. Bu bölgede, 1 milyonu yeni inşa edeceğimiz yerlerde, 1 milyonu da mevcut yerleşimlerde olmak üzere 2 milyon kişiyi iskan etmeyi planlıyoruz. Planlarımız hazır, projelerimiz hazır. Bunu BM Genel Kurulu'nda, ikili yaptığımız görüşmelerde devlet başkanlarına, başbakanlarına hepsine bunların kitapçıklarını teslim ettim." dedi.

"Türkiye'ye destek olmaya davet ediyorum"
Türkiye'nin, sınırları dibindeki terör oluşumlarına asla göz yummayacağını sayısız defa müttefikleri başta olmak üzere tüm dünyaya ilan ettiğini ancak sürekli oyalanmaya çalışıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz de kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye karar verdik. İki ayrı harekatla toplam 4 bin kilometrekarelik bir alanı terör örgütlerinden temizledik. Fırat'ın doğusuyla ilgili de muhataplarımıza her türlü ikazı yaptık. Yeteri kadar da sabırla davrandık. Kara devriyesiymiş, hava devriyesiymiş bütün bunların hikaye olduğunu görüyoruz. Müttefiklerimize sorumuz gayet açıktır, siz SDG adıyla gözlerden kaçırmaya çalıştığınız PKK/YPG'yi terör örgütü olarak tanıyor musunuz, tanımıyor musunuz? Bunu açıklayın. Bu yönde bir beyan duymadığımız gibi bazı Amerikalı yetkililer alenen PKK, YPG'nin birlikte çalıştıkları bir yapı olduğunu da söylüyorlar. Öyleyse sözün bittiği yerdeyiz. Evet ülkemizi terör örgütünden uzak tutmak için sürekli yüzümüze gülen, sürekli diplomatik söz oyunlarıyla kendilerince oyalayanlara diyoruz ki 'artık söz bitti.' Bir taraftan Irak tarafından 30 bin civarında tırı Suriye'ye sokacaksınız; silah, mühimmat, araç gereç yüklü ve bunları bu terör örgütlerine teslim edeceksiniz ondan sonra da 'biz sizinle stratejik ortağız diyeceksiniz.' Kusura bakmayın bunu yutmayız.

Hazırlıklarımızı yaptık, harekat planlarımızı tamamladık. Gereken talimatları verdirttim. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekatı yürüteceğiz. Suriye tarafındaki kardeşlerimizin de tüm güçleriyle bizim yanımızda yer alacağından şüphemiz yoktur. Hem kendi güvenliğimiz hem ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin bir an önce evlerine dönebilmeleri için bu harekatı yapmaya ve başarıya ulaştırmaya mecburuz. Şayet bugün bu adımı atmazsak yarın karşımıza çok daha büyük sıkıntıların çıkacağı gün gibi aşikardır. Tehlikenin kapımıza dayanmasını beklemeyecek, sorunu kaynağında çözeceğiz. Hiç kimsenin bunun için Türkiye'yi suçlamaya hakkı yoktur. Avrupa ve Arap ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyayı bu ulvi mücadelesinde Türkiye'ye destek olmaya davet ediyorum."

AA

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.