'BüyükAile' modeli Hatay 'Doğuş Okulları'nda tanıtıldı

Sakarya Üniversitesi tarafından daha elverişli bir eğitim amacıyla yeni eğitim-öğretim yılında oluşturulan “Büyük Aile” modeli 'Özel Hatay Doğuş Okulları’nda tanıtıldı.

'BüyükAile' modeli Hatay 'Doğuş Okulları'nda tanıtıldı
08 Ocak 2018 Pazartesi 14:36

BüyükAile Öğrenme Esnekliğine Dayalı, Bütünleşik Kalıcı Öğretim Modeli her geçen gün tanınıyor. Özel Hatay Doğuş Okulları’nın Yönetim Kurulu Başkanı Uz. Dr. Semir Abacı’nın, Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerini ve proje müellifi Cevdet Tellioğlu’nu Hayat'a daveti ile geçtiğimiz haftasonu yoğun katılımlı konferans gerçekleştirildi. 

Özel Hatay Doğuş Okulları Kültür Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Karahan, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilimdalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Mustafa Koç ve Doç Dr. Tuncay Ayas, Sakarya Üniversitesi Vakıf Okulları Kurucu Temsilcisi ve Genel Müdürü Kemal Sarı ile projenin müellifi Eğitim ve İletişim Stratejileri Uzmanı Cevdet Tellioğlu katıldı.

Açılıştan sonra, Özel Hatay Doğuş Okulları Genel Müdürü Celal Günay konuşma yaptı.

Günay konuşmasında, Özel Hatay Doğuş Okulları’nın eğitime bakışı konusunda bilgi vererek, daha önce araştırdıkları BüyükAile Öğrenme Esnekliğine Dayalı, Bütünleşik Kalıcı Öğretim Modelinin kendi eğitim vizyonuyla olan paralelliğini gördüklerini, modelin uzmanlarından daha detaylı bilgi almak için değerli akademisyenleri okullarına davet ettiklerini söyledi.

Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Karahan da şunları söyledi:

'Sakarya Üniversitesi kaliteye büyük önem vermektedir. Eğitim sistemi içinde eleştirilen noktalara çözüm getirdiğini gördüğümüz BüyükAile Öğrenme Esnekliğine Dayalı, Bütünleşik Kalıcı Öğretim Modelini hem akademik, hem de pratik yönlerden detaylı olarak inceledik. İnceleme sonuçları hem bizi hem de akademik kurulu ikna edici oldu.'

'MEB'İN OKULLARINDA UYGULANMASINI DİLİYORUZ'

'Bizim buradaki amacımız, Sakarya Üniversitesi bünyesinde kalite ve akreditasyon çalışmalarımızın yine ilköğretim ve anasınıfından başlayarak, ilköğretim, orta ve lise öğretimimize de yansıtmak. Bu kalite çalışmalarımız çerçevesinde öğrencilerimizin ilk günden itibaren, okulumuza adım attıkları günden itibaren bireysel özelliklerini tespit edip sonrasında eğitim-öğretim süreçleri içerisinde de günlük davranışlarını geliştirdiğimiz yazılım çerçevesinde tek tek takip etmek. Olası dalgalanmaları velilerimiz ile paylaşmak; öğretmenlerimiz ile neler yapılabileceğini anında ve kısa vadede çözmeye gayret etmek. Geliştirdiğimiz yazılım ile beraber öğrencilerimizin her tür bireysel özelliklerini takip etme şansımız var. Bu çerçevede öğretmenlerimize de eğitimler veriyoruz materyallerimizi geliştiriyoruz, öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını takip ediyoruz. 15 günde bir yaptığımız düzenli toplantılarla aksayan yönlerini anında tespit edip çözüm üretmeye gayret ediyoruz. Bu modelin umarım milletimize ve milli eğitimimize faydalı bir model olmasını arzu etmekteyiz. Geliştirdiğimiz materyal, öğretmen eğitimi ayağı ve yazılım ayağı ile beraber bir bütün olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarında uygulanmasını arzu etmekteyiz” 

'ÖĞRENME ESNEKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR'

Fakültenin öğretim görevlileri Doç. Dr. Mustafa Koç ve Tuncay Ayas ise, "Model aslında esnekliğe dayalı; bu kavram zaten artık dünyada birçok alanla ilişkilendirilmiş. Mesela bilişsel esneklik, baş etme esnekliği gibi, öğrenme esnekliğine de ihtiyaç var. Yani her öğrencinin bir öğrenme tarzı, stili var. Fakat biz bu öğrenme stilini bilmeden klasik anlayış ile öğrenciyi belki sadece dinleyerek öğretmeye veya sadece yaparak öğretmeye görerek öğretmeye zorluyoruz. Ama aslında öğrencinin bu üç öğrenmeye yaklaşımını da kullanabileceği bir ortama ihtiyacı var ve bir ayarlamaya ihtiyacı var. Daha doğrusu ortam düzenlemeye ihtiyaç var. Biz öğrencinin bilişsel, duygusal düzeyi, psikolojik, sosyal destek sistemleri, gelişimsel süreçte yaşadığı herhangi bir eksiklik veya zorluk var mı, öğrenme güçlüğü var mı konularının tümünü belirliyoruz. Güçlü olan yönlerini koruyabilecek eksik olan yönlerini tamamlayabilecek ve zayıf olan yönlerini geliştirebilecek etkinlikler hazırlıyoruz. Bunu hem sınıf içinde, hem de sınıf dışı ve ailede yapıyoruz” şeklinde açklamalarda bulundular.

Konunun uygulama ile ilgili alanlarında açıklamalarda bulunan Sakarya Üniversitesi Vakıf Okulları Kurucu Temsilcisi ve Genel Müdürü Kemal Sarı da, projenin aslında Türkiye'de yapılmakta olan projeleri birleştiren bir proje olduğunu vurguladı. Bu haliyle hem aileleri, hem öğretmenleri, hem öğrencileri, hem de bunların gelişimlerini, bilişimlerini, her şeyi içerisine katan bir model olduğunu söyledi. Ardından, yapılan uygulamalara dair video sunumları gerçekleştirildi.

'BÜYÜKAİLE'NİN OLMAZSA OLMAZ 4 BAŞLIĞI'

Projenin müellifi olan Eğitim ve İletişim Stratejileri Uzmanı olan Cevdet Tellioğlu da, proje isminin başında yer alan BüyükAile’nin açılımını şu şekilde yaptı;

“BüyükAile bir yöntem aslında. Siz bu yöntemle bir eğitim kurumunu, bir hastaneyi veya bir şirketi vs yönetebilirsiniz. 'BüyükAile'nin olmazsa olmaz 4 ana başlığı var:

1- Dönüşümlü liderlik

2- Paydaşların bir arada bulunduğu bir platform

3- Anlık iletişim

4- Ölçülebilirlik ve Denetlenebilirlik.

''Yöntemi bu eğitim modeline uyguladık ve sonuç aldık. Bu modelin eleştirilen bir çok hususa olumlu yönde katkı sunduğunu, uygulamalara bakarak rahatlıkla söyleyebiliriz.”

Haberekibi.com

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.