Çocuk hakları haftası mı?


Cevdet Tellioğlu

Cevdet Tellioğlu

20 Kasım 2018, 20:36

Adamın biri psikoloğa gitmiş ve ‘hiçbir tavuğa yanaşamıyorum doktor bey ne yapmalıyım’ diye sormuş. Psikolog, bu danışanının korku ve kaygı sebeplerini araştırdıktan sonra, bireyin kendisini darı zannettiğini, bir tavuğa yaklaşırsa, tavuğun onu yiyeceğini zannettiğinden dolayı yaklaşamadığını anlamış ve tedaviye başlamış.

Uzun bir tedavi sürecinden sonra, psikolog ‘artık iyileştin değil mi?’ diye sorduğunda adam ‘evet artık darı olmadığımı biliyorum’ demiş. teşekkür ederek psikoloğun yanından ayrılan danışan birkaç saniye sonra can havli ile tekrar geriye dönmüş.

Ne oluğunu sorduğunda o, ‘dışarda tavuk var’ diye bağırmış. Psikolog ona ‘iyi de artık darı olmadığını bildiğini söylemiştin neden korkuyorsun ki’ deyince, adam, ‘ben biliyorum da tavuk benim yem olmadığımı bilmiyor’ diye cevap vermiş.

Evet, tavuk biliyor mu?

Biz çocuklarımızın güvenle yaşama haklarının var olduğunu biliyoruz. Biliyoruz ama yine de sokağa çıkmalarına, neredeyse izin veremez oluyoruz.

Neden mi?

Sokakta tavuklar var ve onlar, evlatlarımızın güvende yaşama haklarının var olduğunu bilmiyor, bu hakka inanmıyorlar diye.

Bu hafta çocuk hakları haftası.

Ve, birleşmiş milletlerin çocuklarımızın darı olmadığını ortaya koyan açıklamaları var. Bu konuda aldığı kararlar var. Bu kararlara, taraf devletlerce atılmış, imzalar var.

Bu maddelerden birisinde diyor ki:‘Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.’

Harika diyesi geliyor insanın. Muhteşem ve çok yerinde bir madde diyesi geliyor.  

Artık bu ülkeler çocukları korur. Onların en önemli, en temel hakkı olan, yaşama hakkını bu madde ile bu sözleşmeye imza atan ülkeler teminat altına almış oluyor, diye dünya çocukları adına sevinmeliyiz. Diye düşünesi geliyor insanın.

Peki durum bu mu?

Maalesef ve elbette ki değil.

Çocukların, kollarının, bacaklarının gövdelerinin toz bulutlarına karıştığı bombaları atan bu ülkeler. Bu masumları kaçırıp, kaçırttırıp, organlarını para karşılığı satan, sattıran bu ülkeler. Çocuk işçi çalışmasına karşı kriterler oluşturup, ucuz işgücü olsun diye fakir ülkelerde çocuk işçi ile üretim yaptıran bu ülkeler.

Kendi evladına yan gözle bakanı mahkemelerinde süründürüp de, fakir ülkelerin çocuklarını seks kölesi olarak kullanan, kullandıran bu ülkeler…

Mideniz yeterince bulanmadı mı, daha saymalı mı?

Şimdi bir düşünün.

Dünyada yaşama hakkı bu ülkeler tarafından garanti altına alındığı söylenen çocuklar, sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı? Darının yani yemin kim olduğu belli de bu yemi tuzaklayacak tavuk kim?

Bu çocuklara ‘korkmayın sokaktakilerin sandığı gibi, siz yenmeye hazır darı değilsiniz’ diye ikna ettiğimizde, tavuğun bundan haberi ve bir karşılığı olacak mı?  

Birileri, Suriye’deki, Irak’taki, çocukların başına bomba yağdıranlara onlar, yaşama hakları olan çocuklar, yem değil diyebilecek mi?

Türkistan’da evlerden seks kölesi yapmak üzere Müslüman türk çocuklarını kaçıranlara, ‘onların yaşama hakları var onlar yem değil’ diyecekler mi?

Filistin’de çocuklara bomba oyuncakları atanlara, onların da darı olmadığı söylenecek mi?

Söylemesi gereken ile yapanların, maddeleri oluşturup taraf olanların aynı olduğu bir dünyada kim kime ne diyecek?

Dünya çocuk hakları haftasıymış. Peh.

En temel hakkı içeren maddede yer alanın uygulaması bu,

başka sorum yok hakim bey!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.